|
Karne Korkusuna Dikkat
Baskıcı Aile Karne Korkusunu Tetikliyor
Karne Eğitim Sistemini Ve Aileyi De Yansıtır
Amasya Rehberlik ve Araştırma Merkezinden yapılan açıklamada karnenin, aileyi ve eğitim sistemini de yansıttığı, çocuğun kişiliğinin değil, başarısızlık nedenlerinin sorgulanması gerektiği belirtildi. |
 |
AMASYA- 2009–2010 Öğretim Yılı birinci yarıyılı 22 Ocak 2009 Cuma günü sona eriyor. Yaklaşık 14 milyon ilk ve orta derece okul öğrencileri birinci yarıyıl sonunda 22 Ocak Cuma günü karne alacak. İki hafta sürecek olan yarıyıl tatili 9 Şubat pazartesi günü son bulacak ve öğrenciler ders başı yapacaklar.
Rehber öğretmen Mehmet Menekşe yaptığı açıklamada karne alan ve karnesinde zayıf notu bulunan öğrencilere nasıl davranılması gerektiği konusunda anne ve babaları uyardı. Menekşe açıklamasında karnenin çocuğun başarı başarısızlığı yanında aileyi, eğitim sistemini de yansıttığını, baskıcı ve yüksek beklenti ailelerin çocuk ve gençlerde karne korkusunu tetiklediğini ve karne korkusu yaşayan öğrencilerin intihara teşebbüs, evden kaçma, karnedeki notları değiştirme gibi istenmeyen davranışlara yöneldiğine dikkat çekti.
Menekşe açıklamasında “Çocuklar karnelerindeki kırık notlardan değil, anne ve babalarının kırık notlara gösterecekleri tepkiye kaygı duymaktalar. Karne zamanı birçok öğrenci evden kaçıyor, karnesinde tahribat yapıyor ya da en kötüsü öz kıyımda bulunuyor. Bu da özellikle baskıcı anne babanın karnedeki zayıfa göstereceği tepkiden kaynaklanıyor. Baskıcı ve katı tutumlu ve yüksek beklenti içinde olan ve çocuklarını sürekli başka çocuklarla kıyaslayan ailelerde çocuklar karne korkusunu daha yoğun yaşıyorlar. Baskıcı, katı tutum, yüksek başarı beklentisi çocuğun özsaygı geliştirmesini, kendine güven duymasını tehlikeye sokuyor.” dedi. Rehberlik ve Psikolojik Danışman Mansur Koçyiğit, destekleyici, anlayışlı ve sorumluluk yükleyen, paylaşan, her şeye rağmen psikolojik desteğini sürdüren anne baba tutumu kaygıyı ve karne korkusunu azatlığını belirtti. Koçyiğit “Başarı da başarısızlık da bir sonuçtur ve her ikisi de hayatın gerçeğidir. Öğrencinin ilgi ve yetenekleri birbirinden farklıdır. Eğitim öğretim sürecinde her öğrenci belli konularda başarısız olabilir. Doğru önlemlerle, çaba ve etkili bir planlama ile başarısızlık ortadan kalkacaktır. Başarısızlık durumunda çocuğunuzun kişiliğini değil, başarısızlık nedenlerini sorgulamalısınız. Çocuğunuzun size getirdiği karne çocuğun performansının ölçüsü olduğu kadar anne baba olarak sizlerin de ilginizi, desteğinizi, çabanızı, iletişim biçiminizi ölçmektedir. Çocuğunuzun karnesi zayıflarla dolu ise, bu karneden anne baba olarak kendinize çok önemli paylar çıkarmanız gerekmektedir. Çünkü çocuk aileyi yansıtır.” diye konuştu. Koçyiğit, karnenin çocuğun tüm performansını yansıtmadığını, çocuğun hayattaki başarısını göstermediğini, çocuklara çok katı cezaların ya da abartılı ödüllerin verilmemesi gerektiğini belirttiği açıklamasında çocuğunun karnesini inceleyen velilere şu önerilerde bulundu;


ÇOCUĞUN KARNESİNİ İNCELEYEN VELİ NE YAPMALI?
- Çocuğunuzun karnesinde zayıfı varsa paniğe kapılmayın. Çocuğunuzun kişiliğini değil, başarısızlık nedenlerini sorgulamalısınız. Başarı kadar başarısızlığın da hayatın bir gerçeği olduğunu görmeli ve doğru önlemlerle, çaba ve belli bir planlama ile başarısızlık ortadan kalkacağını bilmelisiniz.
- Başarısızlık utanç verici bir durum değildir. Çocuğunuzun karnesinde zayıf notu varsa, bu onun kişilik değerinin azaldığını göstermez.
- Karnesinde zayıfı olan çocuğunuzu katı bir dille eleştirmeyin, yargılayıp, suçlamayın. Zayıf olan karnenin anne baba olarak sizleri de yansıttığını unutmayın. Çocuğunuza lakap takıp, aşağılayıp, alay etmeyin. Kardeşi ya da komşu çocuklarıyla asla kıyaslamayın. Tatilini kısıtlayıp, zorla ders çalıştırmayın. Aksi durumda çocuğunuzun özsaygısı, özgüveni bu durumdan zarar görür.
- Çocuğunuzun karnesini elinize aldığınızda öncelikle bir-iki zayıf dersi, düşük notu görmeyin. Öncelikle yüksek notlarını ve zayıf olmayan dersleri görün ve bunun için onu kutlayın. Daha sonra o derslerin neden zayıf olduğunu konuşun ve ikinci dönem bu zayıfları ortadan kaldırması için alınacak önlemleri görüşün. Zayıf dersleri de başarabileceği konusunda cesaretlendirin. Her şeye rağmen ona güvendiğinizi, ilgi ve sevginizin hiç bir şekilde azalmayacağını söyleyin.
- Not almaktan çok, öğrenmek için çalışması gerektiği üzerinde durun. Onu tatil döneminde kırık notlarını düzeltmek için baskı yapmayın, ders dışı etkinliklerden kısıtlamayın. Kırık notlarını düzeltmesi için plan ve ortak çalışma yapın.
- Tatil çok çalışma, kırık notlarını düzeltme zamanı değildir. Elbette sınav grupları ve diğer ara sınıf öğrencileri varolan çalışma planlarını sürdürmeli ve derslerden kopmamalı. Tatil, dinlenme, toparlanma, güç toplama zamanı ama, dersleri, çalışmayı da tamamen bir kenara atma zamanı değildir.
- Çocuğunuzun kişiliği, sorumluluk bilinci, özgüveni, özsaygısı, problem çözme yeteneği ve ruh sağlığı aldığı notlardan daha önemlidir. Her şeye rağmen ilgi, sevgi, güven ve desteğinizin süreceğini, onun sizin için değerli olduğunu belirtin.