Güncel

Güncel

spor

Yaşam

Ekonomi

Sağlık

Politika

TV8’de Acun’u şoke eden skandal


  İddiaya göre Acun Ilıcalı’nın yakın dostu Atılgan Poyrazoğlu ile arasını bozan ve tüm magazin servisinin işinden olmasıyla sonuçlanan olay şöyle ortaya çıktı:
TV8’in muhasebe servisi geçtiğimiz yıl sonu hesaplarını kapatmak için harcırah alarak yurtdışına gitmiş görünen bir muhabiri çağırarak avans kapatabilmeleri için pasaportunun yurtdışına giriş çıkış mühürlerinin bulunduğu sayfanın fotokopisini istedi. Muhabirin “Benim pasaportum yok. Yurtdışına da hiç çıkmadım. Sizden harcırah da almadım. Bir yanlışlık olmasın” ifadesiyle skandal ortaya çıktı.
Geçtiğimiz yıl yurtdışına çıkmış görülen bütün muhabirler tek tek çağrılarak pasaportları kontrol edilerek savunmaları alındı. Şirket içinde başlatılan araştırmada ilginç bir skandal ortaya çıkartıldı. Buna göre bazı muhabirlerin hiç yurtdışına çıkmadıkları, bazılarının ise yurtdışına çıktıklarını söyledikleri tarihlerle muhasebeden alınan avans tarihleri arasında tutarsızlıklar belirlendi.
Ayrıca bazı servis çalışanlarının Atılgan Poyrazoğlu’nun talimatıyla çeşitli bankalardan kredi çekerek parayı müdürlerine verdikleri de ortaya çıkınca durum Acun Ilıcalı’ya aksettirildi. İddiaya göre bu duruma çok sinirlenen Acun Ilıcalı Atılgan Poyrazoğlu ve ekibinin işine son verdi.
Bu durum karşısında mağdur muhabirler şaşkına döndü. Hem kendi isimleri kullanılarak şirketlerinin mağdur edilmesine adları karışmış, hem de müdürlerinin talimatıyla çekerek kendisine verdikleri kredilerin ödeme günü geldiği için kara kara düşünmeye başlamışlardı.
Medyaradar’ın haberine göre TV8 yöneticileri iddiaları doğruladı.

Rüyasında ses duydu heykel buldu

   Hatay’ın İskenderun ilçesinde, rüyasında duyduğu sese kulak veren Arafat Güllü, evinin alt katında bir kralın mezarının olduğunu iddia edip yaptığı kazıda insan minyatürü şeklinde heykel buldu.
Daha önce de bulduğu tarihi eserleri Antakya Arkeoloji Müzesi’ne teslim eden Güllü, evinin incelenmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Esentepe Mahallesi’nde yaşayan üniversite mezunu elektrik tesisatçısı Arafat Güllü (35) evinin altında bir krala ait mezar bulunduğunu ve burada da yüklü bir hazine olduğunu ileri sürdü.
Son dönemlerde sık sık rüyalar görmeye başladığını belirten Güllü, “Ben her uyuduğumda rüyamda birisinin beni çağırdığını hissediyordum. O ses bana “Arafat gel Arafat çıkart beni buradan ben aşağıdayım” diyordu. Bu durumu eşime anlattığımda bana ‘deli’ olduğumu söyledi. En son durumu arkadaşıma anlatıp evimin altından beni çağırdıklarını söyledim. O ses bana dedi ki, ‘sana parçaların en güzelini vereceğim.
Git evinin altındaki taşı kaldır.’ Ben de gidip evimin alt kısmında bulunan taşı kaldırdığımda bir heykel ile karşılaştım. Evimin altında yüklü miktarda hazine olduğunu düşünüyorum. Ben devletimden kaç defa buranın gelip araştırılmasını istedim. Ama bir türlü sonuç alamadım. Daha önceleri de evimin alt kısmında bulduğum birkaç parçayı Antakya Arkeoloji Müzesi’ne teslim ettim. Daha önceleri evimin altında bulduğum parçaların Roma döneminden olduğu devletin müzesi tarafından tescillendi, yetkililerden bu evde araştırma yapmalarını istiyorum” dedi.
Arafat Güllü’nün gördüğü rüyasını sürekli olarak kendisine anlattığını kaydeden arkadaşı Ali Taşpınar ise, “Bana sürekli gördüğü rüyayı anlatıp hazine bulacağını söylüyordu. Evinin alt katına indiğimizde kendisine seslendiğini söylediği insan görünümlü heykeli buldu” dedi.
Hazine bulunduğunu söylediği evini 4 yıl önce gaipten duyduğu ses ile satın aldığını anlatan Güllü, “4 yıl önce bu evin tam karşısında bulunan evde oturmaktaydım. O ses bana dedi ki, ‘Arafat sen gelip bu evi alacaksın.’ Babama durumu anlattığımda babam bana şu anda oturduğum evin harabe olduğunu belirtip burayı almamam gerektiğini söyledi. O ses bana diyordu ki, ‘Arafat çadır kur buraya. Burayı al.’ Ben de babama gerekirse çadır kuracağımı ama bu evi alacağımı söyledim. Ve aldım. O sese gittim. Evimin altında insan minyatürü olan bir heykel buldum” diye konuştu.

Almusda bulunan tarihi hamam harabeye döndü

   
   Almus 'da bulunan tarihi Cin hamamı 249 mirasçısı bulunduğu için bakımsızlıktan harabeye dönmüş durumda.

    Almus Belediyesi tarihi hamamın restorasyon çalışmalarını yapmak için mirasçılara ulaşmaya çalışıyor.Almus Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Arıkan  Eski Hamam'ın (Cin Hamamı) ilçenin en eski yapılarından biri olduğunu belirterek, "Bu hamamın mirasçısı çok olduğundan bir türlü karar alınamadı. Zamanında çok uğraştık ama bir türlü sonuca ulaşamadık. Burası restore edilsin ya da yıkılsın. Burası çocuklarımız için tehlike saçıyor. İnşallah bir an önce mirasçılar uzlaşır ve gereken yapılır  diyor
  Kurtuluş Mahallesi Muhtarı Abdullah Melik Barış da hamamın yaklaşık 150 yıl önce inşa edildiğini dile getirerek, "Hamam 1970 yılına kadar kullanılmış. O tarihten bu tarafa kullanılmıyor. Adeta kaderine terk edildi. Hamamımız harabe haline döndü" dedi.


  Bu hamamın 249 mirasçısı var. Mirasçıları bir araya getiremediğimiz için buraya bir çivi bile çaktıramıyoruz. Restore edilsin diye uğraştık. Ona da karşı çıktılar. Hamam, mahallemiz ve çocuklarımız için tehlike saçıyor. Buradan bir çocuk hamamın içine düşse vebalini kimse veremez. Mirasçıları bir araya getirdiğimizde herkes topu birbirine atıyor. Buraya hiçbir şey yapamıyoruz. Belediye Başkanımız Hasan Hüseyin Arıkan bey de çok ilgilendi ama bir türlü ilerleme sağlayamadık. Bura ya restore edilsin ya da yıkılsın. Kardeşim 12 yıl önce hamamın içine düştü, eline dikiş atıldı. Buranın yazın kokusundan durulmuyor. Hamamın içinde birçok pislik var. Buraya bir an önce bir şeylerin yapılması gerekiyor. Mahallede yaşayanlar sitem ediyor."

Mahalle sakinlerinden Faik Atasoy ise "Hamam, 44 yılı aşkındır kullanılmıyor, harabe haline geldi. Hamamın havalandırma delikleri zamanla büyüdü. Tehlike saçıyor çünkü burada çocuklar oynuyor. Deliklerden aşağıya düşme tehlikesi var. Acilen önlem alınsın. Şu ana kadar muhtarımız gerekli yerlere başvurdu ancak sonuç alınmadı. Hamamın mirasçısının çok olduğundan sonuç alınamadı" dedi.

Kanser hastası ünlü sanatçı ilk kez görüntülendi

Kanserle mücadele eden ve kemoterapi tedavisi gören Kayahan, eşi İpek Açar’a sürpriz yaptı.
Sanatçı, eşine uzun zamandır istediği otomobili satın aldı. Sürpriz karşısında çok mutlu olan Açar, Kayahan’la birlikte yeni otomobilinin yanında verdikleri pozu Instagram’daki sayfasında paylaştı. “Eşimin sürprizi beni çok mutlu etti” diyen Açar, sanatçının sağlık durumu hakkında da şunları söyledi: “Tedavisi sürüyor, çok şükür bir yaramazlık yok. Her şey iyi gidiyor.” Daha önce iki kez kanseri yenmeyi başaran, ancak bu hastalığa yeniden yakalanan Kayahan, en son geçtiğimiz şubat ayında Maslak’taki bir hastaneden çıkarken, yüzünde maskeyle görüntülenmişti.(Haber7)

Bulundukları yer herkesi şaşırttı

   Sakarya’nın Akyazı İlçesi’nde dün öğle saatlerinde kaybolan işitme engelli 10 yaşındaki Ali ile ablası 15 yaşında Şevval Demir, 3 yıl önce babalarının trafik kazasında öldüğü yerde bulundu. İki kardeşin babaları öldükten sonra annelerinin de bir başkasıyla evlendiği, kendilerine ise dedelerinin baktığı belirtildi.
Akyazı’nın Yeniköy Mahallesi’nde oturan ve 3 yıl önce babaları Ali Demir trafik kazasında ölen, anneleri de başkasıyla evlendiği için mahkeme tarafından velayetleri dedeleri Yunus Demir’e verilen Ali ile ablası Şevval Demir, dün öğlen saatlerinde kayboldu. Torunlarını bulamayan ve onların mantar toplamaya gittiklerini söyleyen dede jandarmaya haber verince arama başlatıldı. İki kardeşi bulmak için aramalara jandarma, orman muhafaza ekiplerinin yanı sıra 112 ekipleri ve Akyazılı motokroscular da motorlarıyla katıldı.
BABALARININ KAZADA ÖLDÜĞÜ YERE GİTMİŞLER
Ekipler çocukların son görüldüğü yerlerden başlayarak Orman bölgesini taradı. Çocuklar, saat 22.30 sıralarında 3 kilometre uzaklıktaki Şerefiye Mahallesi’nde bulunan bir su şirketine ait kullanılmayan yemekhanede bulundu. Ekipler çocukları yakındaki kahveye getirdi. Çocukların bulundukları yerin, 3 yıl önce babalarının trafik kazasında hayatını kaybettiği yer olduğu anlaşıldı.
ANNE BAYGINLIK GEÇİRDİ
Çocukların bulunduğu haberini alan dede Yunus Demir ve diğer yakınları ile anneleri Zeynep Gürses de olay yerine geldi. Çocuklarını görünce baygınlık geçirip yere yığılan anne Zeynep Gürses’e sağlık ekipleri müdahale etti. Bu sırada dede Yunus Demir, anne Zeynep Gürses’e, çocuklarını hiç arayıp sormaması nedeniyle tepki gösterdi. Yunus Demir ile Anne Gürses’in yakınları birbirlerine saldırdı. Kavga, Jandarma ve köylülerin araya girmesiyle önlendi. Anne ve çocukları ambulansa bindirerek Akyazı Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

İş Adamının Cinayet Zanlıları Tutuklandı

  Tokat'ta öldürülerek toprağa gömülen iş adamı cinayetinin 4 zanlısı tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgiye göre, Tokat'ta yaklaşık 3 gündür kayıp olarak aranan iş adamı İsa Gürüf'ün öldürülerek cesedini Bozatalan köyü ormanlık alanına gömülmesi olayı İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro ekipleri tarafından ortaya çıkarılmıştı. Cinayetle ilgili olarak geniş güvenlik önlemleri altında Tokat Adliyesi'nde hakim karşına çıkarılan A.T. (35), E.Ö. (40), A.K. (32) ve R.E. (33) mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi
Tokat merkezde gıda ve otomotiv sektörü ile uğraşan evli ve 2 çocuk babası İsa Gürüf geçtiğimiz cuma günü akşam saatlerine eve gelmeyince ailesi durumu polise bildirdi. Bunun üzerine çalışma başlatan polis, İsa Gürüf'ün en son kentte emlakçılık yapan ve ticari ilişkisi olan A.T.(35) ile arkadaşları E.Ö. (40), R.E. (33) ve A.K. (32) ile bir araya geldiğini belirledi. Araştırmayı genişleten polis A.K.'yı gözaltına alarak sorguladı. Yapılan sorguda A.K., iş adamı İsa Gürüf'ü öldürdüklerini ve gömdüklerini söyledi. Şüphelinin yer bildirmesi üzerine polis ekipleri merkeze bağlı Bozatan köyü kırsalına giderek verilen adres doğrultusunda silahla vurulup öldürüldükten sonra battaniyeye sarılı şekilde toprağa gömülmüş olan İsa Gürüf'ün cesedine ulaştı. Buradan çıkarılan ceset daha sonra otopsi yapılmak üzere Tokat Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada yapılan otopsinin ardından işadamının cenazesi aileye teslim edildi. Gürüf ikindi namazının ardından Erenler Mezarlığında toprağa verildi.

İKİ DEFA GÖMMÜŞLER

Olayın ardından polis A.K. ile birlikte arkadaşları E.Ö., R.E. ve A.T.'yi gözaltına aldı. Asayiş Şube Müdürlüğü'nde yaklaşık 5 saat sorgulanan şüpheliler cinayeti itiraf etti. Şüpheliler işadamı İsa Gürüf'ten zorla 100 bin lira para aldıklarını, kendileri hakkında polise şikayetçi olmaması için cinayeti işlediklerini anlattı. Şüpheliler öldürdükleri işadamını önce başka bir yöre gömdüklerini, daha sonra ise bulunmaması için çıkarıp aynı yer yakınlarındaki başka bir yere gömdüklerini söyledi. Şüpheliler emniyetteki sorgularının ardından yoğun güvenlik önlemleri arasında adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.