Yumurta ve Sirke

Şaşıracaksınız

Google Glass haftaya geliyor!

ABD’li internet devi Google’ın ürettiği teknolojik gözlük Google Glass, 15 Nisan’da piyasaya sürülüyor.

lise son sınıf öğrencisi şerife bugün toprağa verildi

Turhalda evli ve bir çocuk babası 25 yaşındaki Harun Gür, tarafından başından vurularak öldürülen lise son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Şerife Ş. toprağa verildi.

Hayallerini Tokatta Kaybetti..

"GİDECEĞİM GÜN ÇEKİP VURDU"

Gelde Kanser Olma..!

Tokat gazi Osman paşa üniversitesi hastanesinde Tedavi gören ve muayeneye gelen onkoloji hastaları hastane kapısında doktora görünemeden geri dönüyor.

17 Temmuz 2014 Perşembe

Malezya yolcu uçağı düştü

   Malezya Havayollarına ait bir yolcu uçağı, Rusya Ukrayna sınırı yakınlarında düştü. Uçakta 295 kişi olduğu bildirildi. Ukrayna’nın Rusya sınırına yakın bölgesinde Malezya Havayolları’na ait yolcu uçağının düştüğü bildirildi. Rus resmi haber ajansı İtar-Tass’ın bildirdiğine göre, Malezya Havayolları’na ait Boeing 777 tipi yolcu uçağı, Rusya sınırından 60 kilometre uzakta Ukrayna topraklarına düştü. Uçağın içinde 280 yolcu ve 15 mürettebat olduğu belirtildi. Uçağın, Amsterdam-Kuala Lumpur seferini yaptığı sırada 10 bin metre yükseklikte Rusya hava sahasına girmeden hemen önce düştüğü kaydedildi. Rus basınında yer alan haberlerde, uçağın Ukrayna ordusu ile ayrılıkçılar arasında yoğun çatışmaların yaşandığı bölgede düştüğü belirtiliyor. ROKETLE DÜŞÜRÜLDÜ İDDİASI Uçağın roketle düşürüldüğü iddiaları da bazı haberlerde yer alıyor. Kaynak:Türkiye Gazetesi

23 Mayıs 2014 Cuma

Soy kütüğü kitabı yayınladı

     Osmanlı Arşiv bilgilerinden yola çıkarak tozanlı - doğanşar soy kütüğü kitabı soy kütüğü kitabı yayınladı.

    Avcılar Sabancı 50. Yıl Anadolu Lisesi’nde tarih öğretmenliği yapan 48 yaşında ki Fikri KARAMAN Ankara ve İstanbul’daki Osmanlı Arşiv bilgilerinden yola çıkarak Tozanlı ve Doğanşar yöresinin 559 yıllık belgeye dayalı tarihini ortaya çıkardı .Türkiye’de yapılan ilk Soy Kütüğü çalışması olarak bilinen çalışmayı, gelecek nesillerinize miras bırak amacıyla 1455’ten 2014’e tozanlı - doğanşar soy kütüğü kitabını yayınladı.

  Soy Kütüğü Çalışması Yapılan Köy ve Mezralar

(1455’ten itibaren her bir cümlenin kaynağı yazılmak suretiyle): Abdurrahmanlı, Adamlı, Akkaya, Alan, Alanyurt, Alazlı (Çirmiş), Alibeyli, Anbari, Arslantaş (Karadiz). Asarcık (Hisarcık), Avcıçayı (Dumanid), Avşar, Bağçecik, Bağtaşı (Gibis), Başekin, Bayramtepe (Heze), Besinli (Buhya-Buhiya), Beşağaç (Rumcuk-Urumcuk), Beykonağı (Düzgün-Divriğin-Divik), Boyalı (Başarı-Boyaluca), Boyunalanı, Bozkuş, Çalıcı, Çaltılı (Gövekse-Gövesse), Çamköy (Zora-Zûra), Çatpınar (Ermenis-Erler), Çaykaya (Heyvek), Çaykıyı (Tığnıs), Çiftlikköy, Dalpınar (Tuğla-Doğla), Danacıyurdu, Darıkol (Tarukol), Değeryer, Değirmenseki, Depecik, Diyar-ı Çepni, Dutdibi, Dündar, Efkeri, Ekinciler (Arzuman), Ekingölü (Ohturum-Ohtum-Güney), El-Rabanlu, Eminli, Esenköy (Sarsı), Eskiköy, Eyüb, Fındıcak, Gebeli, Göçüköy, Göltepe, Gurbetli (Kurunbu), Gülburnu (İtburnu), Gülpınar (Aşağı Asarcık), Güneygölcük (Şeyhlü-Şeyhmecid-Tekke), Hivne, Hubyar (Gürgençukuru-Çamalanı-Tekke-Uzunbelen), Hüdavendigar, İçdere (Câcek-Ceğcek), İpsile-i diğer, İsmailiye (Semâyil-Sameyil), Kabaçam (Tavza-Tavuza-Çamlıca), Kabaklukocac, Karabayır, Karapınar, Karkın, Karz, Kaytarmış, Kıpçak, Kızılcaören, Kızılcasu, Kızılkışla, Kızkapan, Kireçlüören, Kolköy, Kozağacı, Kozlu, Kuşdanlu, Kuzgölcük (Gölcük), Mansurlu, Mescit (Mescitli), Okçulu (Sığındı), Olukbaşı (Öykürü-Ürket), Ortaköy (Ortaviran), Otmanalan (Osmanalanı-Osmanöyüğü), Oymadere (Gönekse-Ürkeş), Özen (Öküzlü), Özlüce (Onapa), Pirdan, Pusat, Sarıören (Öyük-Sarıöyük-Sarıviran-Sarıçal), Sarısuat (Gevele-Ebukal), Sertay, Söbüler, Şahinköy, Şeyhlü (Şeyhmuhsin), Tozanlı Beg Yörükleri, Uğurlu (Ficek), Ütük, Yakaboyu (Müseyle-Aksu), Yatankayacık, Yavşancık, Yeniköy, Yeşilçukur (Mundarlı), Yoğunpelit (Bevan), Yuvaluçapar ve Doğanşar (İpsile-Tozanlı). Tozanlı - Doğanşar Soy Kütüğü’nde; - Köy veya mezranızın tarihi gelişimini izleyecek; bazen yeni bir yerleşim merkezinin kuruluşuna, bazen de tarihten silinişine şahit olacaksınız. - Coğrafyayı vatanlaştıran atalarımızın isimleri, fizikî özellikleri, hastalıkları, meslekleri, eğitim durumları, askerlik ve gurbet hayatlarını öğreneceksiniz. - Doğum ve ölüm olayları sizi şaşkına çevirecek, yaşlı nüfusun olmadığını göreceksiniz. - Geçmişte sülale isminizle karşılaşacak, birçoğunuz sülale isminin kaynağı ve anlamıyla tanışacak. - Daha da önemlisi atalarımızın vatanperverliği gelecek nesle ilham kaynağı olacaktır. 20 Nisan 1838’de Tozanlı-Doğanşar’daki Aile veya Sülale İsimleri: Abacıoğlu, Abaoğlu, Abazaoğlu, Abbasoğlu, Abbaskişioğlu, Abdioğlu, Abducoğlu, Abdullahoğlu, Abduloğlu, Abdülganioğlu, Abidinoğlu, Abilioğlu, Abuoğlu, Acemoğlu, Afadoğlu, Afatoğlu, Ağabekiroğlu, Ağacıkzade, Ağacıkoğlu, Ağamehmedoğlu, Ağamuhammedoğlu, Ağalı, Muhammedoğlu, Ağalıoğlu, Ağcaoğlu, Ahlatcıoğlu, Ahmedoğlu, Aişeoğlu, Akbaşoğlu, Akbıyıkoğlu, Aksakaloğlu, Alacaoğlu, Alanlıoğlu, Alemdaroğlu, Alioğlu, Alibeyoğlu, Aliçukadaroğlu, Alideğlü, Alikişioğlu, Alikoçoğlu, Aliköseoğlu, Arnabudoğlu, Aposoğlu, Arabalıoğlu, Araboğlu, Arıkoğlu, Ateşigüroğlu, Ateşoğlu, Atmacaoğlu, Avcıoğlu, Ayazoğlu, Aydınoğlu, Aynî, (Ayna)oğlu, Babaçoğlu, Babükoğlu, Badaloğlu, Bağcaoğlu, (Bakcaoğlu), Bakioğlu, Bakkaloğlu, Balcıoğlu, Balçıkoğlu, Baldoncuoğlu, Balıkoğlu, Baloğlu, Baltacıoğlu, Basukoğlu, Battaloğlu, Bayıkoğlu, Bayraktar, Bekirağaoğlu, Bekirbeyoğlu, Bekiroğlu, Bektaşoğlu, Belcihioğlu, Bemanioğlu, Beneklioğlu, Berbadoğlu, Beyoğlu, Beyzâdeoğlu, Binyaroğlu, Boncukoğlu, Bostancıoğlu, Bozağaoğlu, Bozalioğlu, Boztosungil, Bölükbaşıoğlu, Burcuoğlu, Burhanoğlu, Bursalıoğlu, Buruçoğlu, Bünyadoğlu, Câceklioğlu, Cadikoğlu, Caferoğlu, Camcıoğlu, Canikhaliloğlu, Canikli, Canikoğlu, Cansuoğlu, Cansuzoğlu, Cartoğlu, Cebecioğlu, Cebehanecioğlu, Cebelvelioğlu, Cebiğoğlu, Celeboğlu, Celebbabazâde, Cemaloğlu, Cenbeloğlu, Cenik, Ceniklioğlu, Cergüoğlu, Cerrağoğlu, (Cerrahoğlu), Cırnazoğlu, Cırıkoğlu, Ciğersizoğlu, Cinalioğlu, Cinbekiroğlu, Cincioğlu, Cincizâde, Cömertoğlu, Cuğlaoğlu, Culaoğlu, Culfaoğlu, Culukgil, Cumalioğlu, Cumaoğlu, Cüceoğlu, Cünûnoğlu, Çahgahoğlu, Çakıroğlu, Çalıkoğlu, Çamcıoğlu, Çanakoğlu, Çapanoğlu, Çarçıoğlu, Çarıkçıoğlu, Çavuşoğlu, Çengeloğlu, Çerikoğlu, Çıkrıkçıoğlu, Çıldıroğlu, Çırakoğlu, Çırçıroğlu, Çıtıroğlu, Çiloğlanoğlu, Çirişoğlu, Çitcioğlu, Çolakoğlu, Çorlualioğlu, Çorukoğlu, Çorumoğlu, Çotmanoğlu, Çotuloğlu, Çöbcüoğlu, Çöçenoğlu, Çölekoğlu, Çubukoğlu, Çukadaroğlu, (Çuhadaroğlu), Çulhaoğlu, Çürükoğlu, Dabaoğlu, Dadalıoğlu, Dadaoğlu, Dadaşoğlu, Dalkabanoğlu, Dalkavukoğlu, Danacıoğlu, Danagözoğlu, Davudoğlu, Debreoğlu, Dedecioğlu, Dedeoğlu, Değirmencioğlu, Deliahmedoğlu, Delialioğlu, Deliceoğlu, Delihaliloğlu, Delihasanoğlu, Delihüseyinoğlu, Deliismailoğlu, Delimuhammedoğlu, Deliosmanoğlu, Deliömeroğlu, Demirci, Demircioğlu, Depelioğlu, Depiloğlu, Dermanoğlu, Dertlioğlu, Dervişoğlu, Devecioğlu, Dındıloğlu, Dilenoğlu, Dilsizoğlu, Dirioğlu, Dişlialioğlu, Dişlioğlu, Doduloğlu, Doğanoğlu, Dolamaçoğlu, Dolduroğlu, Dorilioğlu, Döndüroğlu, Döneoğlu, Duduoğlu, Dumanoğlu, Dumurazanoğlu, Durmuşoğlu, Duruoğlu, Dünbuhoğlu, Eframamoğlu, Eğriboyunoğlu, Eğrioğlu, Ekizoğlu, Ekşioğlu, Elceoğlu, Eledoğlu, Elemoğlu, Elibüyükoğlu, Elifoğlu, Eloğlu, Elsizoğlu, Eminoğlu, Emirhüseyinoğlu, Emiroğlu, Emirosmanoğlu, Emirömeroğlu, Enbiyaoğlu, Erkekoğlu, Esedoğlu, Esiroğlu, Evedikoğlu, Evhamoğlu, Evsizmustafaoğlu, Eyüblüoğlu, Ezeldenoğlu, Fakihoğlu, Fazıloğlu, Ferhatgil, Ferhadoğlu, Fındıkoğlu, Firûzeoğlu, Fuzulcuoğlu, Ganioğlu, Gayıboğlu, Geçenoğlu, Gedekgil, Gedikoğlu, (Gidikoğlu), Gedikalioğlu, Gedikmehmedoğlu, Gedükoğlu, Gelenalioğlu, Gençoğlu, Gevrekoğlu, Göbeloğlu, Göcekoğlu, Göceloğlu, Göçhasanoğlu, Gödenoğlu, Göğceoğlu, Göğüşoğlu, Gökhaliloğlu, Gökhüseyinoğlu, Gökoğlu, Gökyusufoğlu, Gönüloğlu, Gurbetoğlu, Gücanoğlu, Gücühasanoğlu, Güdükoğlu, Güdüloğlu, Gülaboğlu, Gülcanoğlu, Gülisoğlu, Güllabvelioğlu, Güllüoğlu, Güloğlu, Gülsümoğlu, Gülşeoğlu, Günalioğlu, Gürcüoğlu, Güşegil, bkz., Köşeoğlu, Habiboğlu, Hacıabdülkadiroğlu, Hacıkadiroğlu, Hacımuhammedoğlu, Hacıoğlu, Hacıosmanoğlu, Hafızoğlu, Halidoğlu, Halilbeyoğlu, Halilkişioğlu, Hallagil, (Halilağagil), Haliloğlu, Hallaçoğlu, Hamisoğlu, Hamzaağaoğlu, Hamzaoğlu, Hanefioğlu, Hanifeoğlu, Hârıkyahyaoğlu, Harunoğlu, Hasanağaoğlu, Hasanbeşeoğlu, Hasanbeyoğlu, Hasankavvasoğlu, Hasankişioğlu, Hasanoğlu, Hascıoğlu, Hasekioğlu, Haşiroğlu, Hatiboğlu, Haydaroğlu, Haydutoğlu, Hayroğlu, Hazaroğlu, Hekimoğlu, Hemdioğlu, Hendeloğlu, Herekgil, Herlecioğlu, Herrüoğlu, Hevükoğlu, Hıdıroğlu, Hıraoğlu, Hırtıoğlu, (Hırtaoğlu), Hırikoğlu, Hızarcıoğlu, Hızıroğlu, Himmetoğlu, Hindoğlu, Hindilioğlu, Huncakoğlu, Horodoğlu, Hoşoğlu, Hölükoğlu, Hüseyinalioğlu, İbiloğlu, İbrahimağaoğlu, İbrahimoğlu, İhtiyaroğlu, İkizoğlu, İlyasoğlu, İmamgil, İmamoğlu, İmizaoğlu, İmirza, (Emirze)oğlu, İmkansızoğlu, İncealioğlu, İnceninoğlu, İnceimamoğlu, İnciroğlu, İnekoğlu, İnlioğlu, İsaoğlu, İsmailoğlu, Kabakoğlu, Kabuloğlu, Kaçakoğlu, Kaçaroğlu, Kadaloğlu, Kadıoğlu, Kadızoğlu, Kadiroğlu, Kahabiroğlu, Kahagil, (Kahya), Kalboğlu, Kalcıoğlu, Kalyoncuoğlu, Kamberoğlu, Kamçıoğlu, Kanberoğlu, Kandıroğlu, Kanoğlu, Kapıcıoğlu, Kapusuzoğlu, Karaahmetoğlu, Karaalioğlu, Karaasiyegil, Karabaloğlu, Karabayramoğlu, Karabegoğlu, Karabekiroğlu, Karabıçakoğlu, Karacaoğlu, Karaçgil, bkz., Kıraçoğlu, Karaçobanoğlu, Karadişoğlu, Karagözoğlu, Karahasanoğlu, Karahocaoğlu, Karahüseyinoğlu, Karakoçoğlu, Karamahmudoğlu, Karahasanoğlu, Karahaydaroğlu, Karakeçeoğlu, Karakoçoğlu, Karaköseoğlu, Karakuşoğlu, Karamahmudoğlu, Karamollaoğlu, Karamuhammedoğlu, Karamustafaoğlu, Karaoğlanoğlu, Karoğlu, Karaosmanoğlu, Karaömeroğlu, Karasüleymanoğlu, Karaturpoğlu, Karavelioğlu, Karayılanoğlu, Karayusufoğlu, Kargaoğlu, Karkacıoğlu, Karlıoğlu, Karslıalioğlu, Karslıoğlu, Kartaloğlu, Karzalıoğlu, Kasımoğlu, Kartoboğlu, Katırcıoğlu, Kavutçugil, Kayıboğlu, Kayıkçıoğlu, Kayıkoğlu, Kayışoğlu, Kazakoğlu, Kazancıoğlu, Kediömergil, Kelağaoğlu, Kelalioğlu, Kelbekiroğlu, Kelekalioğlu, Keleşoğlu, Kelhacıoğlu, Kelhaliloğlu, Kelhasanoğlu, Kelhüseyinoğlu, Keleşgil, Keleşoğlu, Kelimcioğlu, Kellecioğlu, Kelmehmedoğlu, Kelmemişoğlu, Keloğlu, Kelosmanoğlu, Kelömeroğlu, Kelvelioğlu, Kendiroğlu, Kenegiroğlu, Kenteşoğlu, Kerimoğlu, Kesecioğlu, Keskünoğlu, Ketecioğlu, Kılıççıoğlu, Kıldıroğlu, Kıncıroğlu, Kıraçoğlu, Kırakoğlu, Kırhüseyinoğlu, Kırıkcıoğlu, Kırıkoğlu, Kırışoğlu, Kıroğlu, Kırtooğlu, Kısabekiroğlu, Kıvrakoğlu, Kızanoğlu, Killecioğlu, (Kellecioğlu), Kişioğlu, Kocaalioğlu, Kocahüseyinoğlu, Kocamanoğlu, Kocamuhammedoğlu, Kocamuradoğlu, Kocaoğlu, Koçalioğlu, Kokozmehmedoğlu, Kolsuzoğlu, Kotuloğlu, Kölealioğlu, Kölehasanoğlu, Kölemehmedoğlu, Kölemahmudoğlu, Köleyusufoğlu, Kömürcüoğlu, Köncioğlu, Köncüoğlu, Köpeçgil, Köprülüoğlu, Körkocaoğlu, Körkoçoğlu, Köroğlu, Körömeroğlu, Kösebekiroğlu, Köselioğlu, Köseoğlu, Köseosmanoğlu, Köseömeroğlu, Kösevelioğlu, Köslübekiroğlu, Köstekcioğlu, Köşeoğlu, (Güşeoğlu), Kuburoğlu, Kudulcaoğlu, Kuduzoğlu, Kulaksızoğlu, Kuloğlu, Kurdikoğlu, Kurtoğlu, Kuruhızıroğlu, Kurukadiroğlu, Kuruvelioğlu, Kurtoğlu, Kuşakçıoğlu, Kuşoğlu, Kuyumcuoğlu, Kuyuoğlu, Kuzenoğlu, Kücioğlu, Küçükalioğlu, Küçükhasanoğlu, Küçüloğlu, Künbetoğlu, Künbüloğlu, Kürdhacıoğlu, Kürdhasanoğlu, Kürdmahooğlu, Kürdoğlu, Kürdosmanoğlu, Kürdömeroğlu, Leylekoğlu, Lölözoğlu, Lügaroğlu (Lökeroğlu), Macaroğlu, Mağaloğlu, Mahmudoğlu, Manatoğlu, Manavoğlu, Mandallugil, Mansuroğlu, Mantaroğlu, Maraoğlu, Marazoğlu, Marçıoğlu, Mazlumoğlu, Mecidoğlu, Mededsizoğlu, Mededoğlu, Mehdioğlu, Mehmedbeyoğlu, Mehteroğlu, Meletlioğlu, Melezoğlu, Mercanoğlu, Mevteoğlu, Mıhdatoğlu, Mısırlıoğlu, Miloğlu, Mirbeyoğlu, Mocuroğlu, Modizoğlu, Mollaalioğlu, Mollabekiroğlu, Mollahaliloğlu, Mollahasanoğlu, Mollahüseyinoğlu, Mollaibrahimoğlu, Mollaoğlu, Mollaömeroğlu, Morigil, Muhammedbeyoğlu, Muradoğlu, Mursaloğlu, Murtazaoğlu, Musabeyoğlu, Musaoğlu, Mustafabeyoğlu, Mustafakişioğlu, Musluoğlu, Muytafoğlu, Mürseloğlu, Mürüvvetoğlu, Müsebeoğlu, (Müsebba), Müstecaboğlu, Nadiroğlu, Nazaroğlu, Naziroğlu, Nebediroğlu, Nebioğlu, Nemnioğlu, Nevruzoğlu, Odabaşıoğlu, Odakeşoğlu, Osmanbeyoğlu, Ornovutoğlu, Ortaoğlu, Oruçoğlu, Osmancıoğlu, Öksüzoğlu, Ömerağaoğlu, Ömerbeyoğlu, Ömer, Efendizâde, Ömerkişioğlu, Ömeroğlu, Örmecioğlu, Öşoğlu, Pabucoğlu, Paşaoğlu, Patıroğlu, Patlakoğlu, Pelidcioğlu, (Piliççioğlu), Pelitoğlu, Penbeoğlu, Petekoğlu, Pınaroğlu, Pilavcıoğlu, Pircanoğlu, Pirceoğlu, Pirhunoğlu, Pisilhasanoğlu, Piyaleoğlu, Polatoğlu, Poritoğlu, Rabbanoğlu, Receboğlu, Rıdvanoğlu, Rızaoğlu, Saadeddinoğlu, Saçlıoğlu, Sakallıoğlu, Saltaosmanoğlu, Sancakdaroğlu, Sansaroğlu, Sarhıoğlu, Sarhoşoğlu, Sarıcaoğlu, Sarıgelinoğlu, Sarıhasanoğlu, Sarımehmedoğlu, Sarımuhammedoğlu, Sarıoğlu, Sarıömeroğlu, Sarıvelioğlu, Sarraçoğlu, Satenoğlu, Sedelioğlu, Sekineoğlu, Seksenoğlu, Selifoğlu, Selimoğlu, Selmanoğlu, Semercioğlu, Semeosmanoğlu, Senekoğlu, Sepetoğlu, Serancıoğlu, Serdaroğlu, Serelioğlu, Serveligil, (Sarıvelioğlu), Seyidlioğlu, Seyranioğlu, Sıddıkoğlu, Sıdkıoğlu, Sırsıloğlu, Sincaboğlu, Sipahioğlu, Sivaslıoğlu, Siyahoğlu, Sofuoğlu, Solakhızıroğlu, Solakoğlu, Somaçoğlu, Söylemezoğlu, Sulakoğlu, Sulfanoğlu, Süleymanoğlu, Sülooğlu, Sülükoğlu, Sünbüloğlu, Sürünoğlu, Şabanoğlu, Şahaneoğlu, Şahanpaşaoğlu, Şahısoğlu, Şahinkişioğlu, Şahnaoğlu, Şakirdoğlu, Şallıoğlu, Şamlıoğlu, Şelikoğlu, Şemeloğlu, Şerifoğlu, Şeyhoğlu, Şeyhalioğlu, Şişmanoğlu, Şükrüoğlu, Tağanalioğlu, Takioğlu, Tanteşoğlu, Tantuşoğlu, Taplacıoğlu, Tataroğlu, Taviloğlu, Taymeoğlu, Telaşoğlu, Telefoğlu, Telekibeyoğlu, Tellioğlu, Temeloğlu, Tembeloğlu, Tepeoğlu, Terzioğlu, Teslimoğlu, Tıfaoğlu, Tıraşoğlu, Timuroğlu, Tirakoğlu, Tiryakioğlu, Toduroğlu, Tomanoğlu, Tonoslu, Tonusoğlu, Topalahmetoğlu, Topalimamoğlu, Topaloğlu, Topalserdaroğlu, Topçuoğlu, Topuzluoğlu, Topuzoğlu, Toramanoğlu, Torunoğlu, Totoloğlu, Tozaroğlu, Tozluoğlu, Tumasoğlu, Turunçoğlu, Tuzlaağası, Tüfenkçioğlu, Türaboğlu, Türkmengil, Türkmenoğlu, Türkoğlu, Tüysüzgil, Umurosmanoğlu, Ustaoğlu, Uyuzoğlu, Uzunalioğlu, Uzunbaltaoğlu, Uzunhasanoğlu, Uzunköseoğlu, Uzunmuharremoğlu, Uzunoğlu, Uzunosmanoğlu, Üçdirhem, Üçdirhemoğlu, Üşengeçoğlu, Üçgülağası, Üzümcüoğlu, Vaisoğlu, Velioğlu, Veysoğlu, (Veyisgil), Yağmurcuoğlu, Yahyaoğlu, Yakuboğlu, Yalamaoğlu, Yalcıoğlu, Yamalıoğlu, Yancıoğlu, Yanukoğlu, Yarahmedoğlu, Yarlıoğlu, Yaylaoğlu, Yesiroğlu, (esir), Yetimbayramoğlu, Yetimoğlu, Yırık, Yolumcuoğlu, Yusufoğlu, Yuvacıoğlu, Yürükoğlu, Yüzbaşıoğlu, Zazaoğlu, Zenbakoğlu, Zenginoğlu, Zevikoğlu, Zeyneloğlu, Zilcioğlu, Zobioğlu, Zûrkaraoğlu, Zülfikaroğlu, Zülkadiroğlu’dur. Yayıncı Fikri KARAMAN Bazılarınız listede sülale adını bulamayabilir. Bunun sebebi zamanla aile adlarının değişmesi veya yeni sülalelerin ortaya çıkmasıdır. Ailenizdeki yaşlılar yukarıdaki sülalelerle bağlantıyı kolaylıkla kurabilirler. Diyerek kitabı aşağıda adreslerden temin edilebileceğini söyledi.

 Soy Kütüğü Kitabı’nın Özellikleri Ebat: A4 kağıdı (21 x 29.7 cm) Sayfa Sayısı: 320 Kağıt: 135 gr mat kuşe Kapak: Sıvama sert kapak Fiyatı: 50 Tl

 Haberleşme Adresi Fikri KARAMAN P.K 25 Avcılar / İstanbul fikrikaraman@gmail.com 0 533 650 96 08

 Fikri KARAMAN Halkbank IBAN No: TR19 0001 2009 8580 0001 0388 07
 Kitap bedelini yukarıdaki banka hesap numarasına eft veya havale ile yatırdıktan sonra telefon, e-posta yada facebook üzerinden isim ve adresinizi bildirmeniz halinde, kitaplarınız kargoyla gönderilecektir. Ayrıca kargo ücreti ödemeyeceksiniz.

1 Mayıs 2014 Perşembe

1500 dolara satılan Google Glass'ın maliyet fiyatına çok şaşıracaksınız!


Google’ın akıllı gözlük projesi Google Glass için en heyecan verici teknoloji ürünlerinden biri diyebiliriz. Gözlük henüz kamuda satışa sunulmadı. Cihaz sadece geliştiricilere sunuldu ve ayrıca Google’ın Explorers programı kapsamında davetiye ile Google Glass elinize geçebiliyor.
Ama tabii ki cihaz ücretsiz değil ve test için oldukça yüklü bir ücret ödemek gerekiyor. Google Glass’a sahip olabilmek için 1500 doları gözden çıkarmanız gerekiyor. Ancak cihazın Google’a maliyetini duyunca çok şaşıracaksınız.
Teardown.com sitesi Google Glass’ın parçalarını inceledi ve maliyetini ortaya çıkardı. Rapora göre Google Glass’ın maliyeti sadece 80 dolar! Evet, gördüğünüz gibi Google, 80 dolara mal ettiği akıllı gözlüğü 1500 dolara kullanıcılarına sunuyor.
Aşağıda Google Glass’ın özelliklerini ve parça fiyatlarını, sonraki sayfalarda ise parçalara ayrılmış cihazın görsellerini inceleyebilirsiniz.

24 Nisan 2014 Perşembe

Savaştan kaçan 13 yaşındaki kıza tecavüz

  
   
 Antalya’nın Kaş ilçesinde yaşayan 13 yaşındaki Suriyeli S. J., çalıştığı sebze halinden kaçırılarak zorla tecavüze uğradı.

    Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Kınık Mahallesi’nde, 13 yaşında Suriyeli bir kıza tecavüz edildi. Sebze halinde çalıştığı bildirilen S. J. ’nin, iş bitimi evine dönmemesi üzerine ailesi kayboldu zannederek jandarmayı aradı. İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Kınık bölgesinde geniş kapsamlı operasyon başlattı. Kısa sürede bir halı saha kenarında baygın bir şekilde bulunan S. J. , tedavi edilmek üzere hemen hastaneye kaldırıldı. Kendine gelir gelmez ifadesi alınan S. J, korktuğu gerekçesiyle hiçbir soruya yanıt vermedi. Bunun üzerine tekrar harekete geçen jandarma ekipleri, sebze hali bölgesinde soruşturma başlattı. Çok geçmeden Suriyeli kızın en son H. K. (20) isimli vatandaşla görüldüğü bilgisini alan ekipler, zanlıyı kısa sürede yakaladılar.Genç kızın muayenesinde tecavüze uğradığı anlaşılınca suçunu itiraf eden H. K. , çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.  Kaynak: Milliyet

22 Nisan 2014 Salı

lise son sınıf öğrencisi şerife bugün toprağa verildi

  Turhalda evli ve bir çocuk babası 25 yaşındaki Harun Gür, tarafından başından vurularak öldürülen lise son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Şerife Ş. toprağa verildi.
  Turhal'da bir mobilya mağazasında çalışan Harun Gür, iddiaya göre kız arkadaşı Şerife Ş.'yi konuşmak için mağazaya çağırdı. Burada ikili tarafından bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Çıkan tartışmada Harun Gür, genç kızı tabancayla başından vurarak öldürdü.Olay yerinden kaçan Gür kullanılmayan harabe bir binada kendini asarak hayatına son verdi. Yaşanan olayın ardından Tokat Devlet Hastanesi morgundan yakınları tarafından alınan Şerife Ş'nin cenazesi Dere Mahallesinde bulunan baba evine getirildi. Burada genç kızın annesi Selma ile babası Hasan şen, yakınları tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Cenaze daha sonra dere camiine  getirildi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazına Turhal Belediye Başkanı Yılmaz Bekler'de katıldı.  Bu arada 4 çocuğundan birini kaybeden acılı baba Hasan şen, cenaze öncesi geçirdiği fenalık sonrası hastaneye kaldırıldı. Öğle namazının ardından cenaze dere mezarlığında toprağa verildi.

21 Nisan 2014 Pazartesi

Bir Kadın Cinayeti'de Turhal'dan

   Bu gün saat 12.30 sularında yavuz selim mahallesi Dr. Nihat Gürkan caddesinde meydana gelen olayda bir mobilya mağazasında çalışan 25 yaşındaki Evli 2 çocuk babası Harun Gür şerife Ş (17) adlı kişiyle çalıştığı dükkanda buluştu Harun gür çalıştığı iş yerinin patronuna biraz dışarı çıkmasını kız arkadaşıyla önemli bir konuşma yapacağını söyledi. Dükkan sahibinin dışarı çıkmasıyla aralarında konuşma başladı çok geçmeden bilinmeyen bir nedenle münakaşa çıktı Harun gür belinde getirdiği ruhsatsız silahını çıkararak koltukta oturan genç kızın kafasına bir el ateş etti. Açılan ateş sonucu ağır yaralanan genç kız dükkan komşuları yardımıyla olay yerine gelen 112 acil  servis ile hastaneye kaldırıldı. Olayın faili Harun gür ise kaçtı.olayda ağır yaralanan şerife ş Tokat a sevk edilirken yolda yaşamını yitirdi. Olaydan sonra kaçan Harun gür ise celal mahallesinde bulunan kullanılmayan  bir binada kendini asarak yaşamına son verdi.Harun gür’ün yakınları olay yerine geldiğinde sinir krizleri geçirdi .meraklı vatandaşlar ise bulabildikleri deliklerden cep telefonları ile olayı görüntülemeye çalıştı.


12 Nisan 2014 Cumartesi

Google Glass" Google gözlüğü" haftaya geliyor!

 
  İşte Fiyatı.. ABD’li internet devi Google’ın ürettiği teknolojik gözlük Google Glass, 15 Nisan’da piyasaya sürülüyor. Google’dan yapılan açıklamaya göre, sadece internet üzerinden 1500 dolara satılacak gözlüklere, öncelikle ABD’de ikamet edenler sahip olabilecek. Milliyet'in haberine göre gözlüklere bugüne kadar sadece teknoloji çevreleri ve özel davetliler alabiliyordu. Bu şekilde şimdiye kadar 10 bin civarı Google Glass satıldı. İnternet bağlantılı olan, fotoğraf ve sesli video çekebilen gözlükler daha piyasaya çıkmadan ‘mahremiyet’ tartışması başlattı. Deneme sürecinde ABD’de sinemalar başta olmak üzere bazı mekânlara Google Glass ile giren müşteriler sorun yaşamıştı. kaynak: Haber Türk  

tokat gazetesi,tokat haberleri,

Mert'in katili tutuklandı

 
   Kars'ta 9 yaşındaki Mert Aydın'ın öldüren caninin, Kars nüfusuna kayıtlı 23 yaşındaki Aykut Balk olduğu açıklandı. Kars Valisi Eyüp Tepe, kaybolduktan bir gün sonra cesedi eski bir tabyanın içinde bulunan 9 yaşındaki Mert Aydın'ın katil zanlısının yakalanmasına ilişkin, "Mert'in babasıyla fail daha önceden tanışıyorlar. Aralarında alışveriş de var. Akrabalıkları yok" dedi. Vali Tepe, beraberindeki İl Emniyet Müdürü Ercan Çakmak ile Valilik makamında düzenlediği basın toplantısında, üzücü, yorucu ve stresli bir sürecin sonucunda kendilerini derinden yaralayan, başta Kars halkı olmak üzere bütün milleti derinden etkileyen, geçen pazar günü kaybolan ve sonrasında öldürüldüğünü tespit ettikleri Mert Aydın'ın failini yakaladıklarını söyledi. Mert Aydın'ın anne ve babasına, yakınlarına, Kars halkına ve millete başsağlığı dileyen Tepe, "Failin yakalanması bizim için teselli oldu. Yoksa Mert'imizi geri getirecek değiliz ama hakikaten bu zorlu sürecin mutlu sonla neticelenmesi bizi çok mutlu etti. Failin yakalanmasından son derece mutlu olduk" diye konuştu. - "Fail suçlarını itiraf etti" Kars polisine teşekkür eden Tepe, şunları kaydetti: "Fail, Kars nüfusuna kayıtlı 1991 doğumlu Aykut Balk. Burada bir oto galerisi var. 23 yaşında. Daha önce 'hırsızlık ve kız kaçırmadan' sabıkası var. Bu olayı da Mert'in kaçırıldığı gün 14.10 ile 16.30 arasında gerçekleştirdiği değerlendiriliyor. Dün tabii ki öğle saatlerinden itibaren aslında bütün deliller elde edilmiş, şahsa ulaşılmıştı ancak takip ve akabinde de bu işin yakalama süreci akşam saatlerine kadar sürdü. Akşam 20.00 sıralarında şahsı aldık ancak tabii ki sizinde yakından bildiğiniz üzere bir süreç var. Sorgu süreci, adlı süreç ve tutuklama... Gece 03.00'e kadar süren bir yorucu süreçten sonra bu faili il dışına, malum hassasiyet nedeniyle gönderdik. Başlangıç itibarıyla elimizde maalesef çok güçlü veriler yoktu. Elimizdeki bu az veriye rağmen ilimizdeki 25 MOBESE kamerası ve 20 civarında da iş yeri kamerası teker teker, her birisine yaklaşık 25-30 saat zaman harcanarak incelendikten sonra belli bir neticeye ulaşıldı. Bu ulaşılan neticenin diğer materyallerle güçlendirilmesi, desteklenmesi neticesinde fail bu suçlarını itiraf etti." - "Tanışıyorlar, alışverişleri var ama onun ileri boyutu yok" Tepe, bir gazetecinin, "Katil zanlısının Mert'in ailesi arasında geçmişe dayalı bir husumet olduğu ve cinayetin bundan kaynaklanabileceğine dair söylentiler var? Emniyetin bu yönde bir tespiti oldu mu? sorusunu, "Böyle bir şey yok. Tanışıyorlar, alışverişleri var ama onun ileri boyutu yok. En azından bizim elimizde böyle bir bilgi ve veri yok" diye yanıtladı.Failin, Mert'in babası Yolcu Aydın'la tanışıklığı olduğuna dikkati çeken Tepe, şöyle devam etti: - "Pedofili olayı" "Pedofili olayı. Nedeni diye bir şey olmaz. Bunun özel bir sebebi olması gerekmiyor. Bana göre bir rahatsızlık, ciddi anlamda sapkınlık. Olay Mert kaçırıldıktan hemen sonra gerçekleşiyor. 16.30 sıralarında olay bitiyor. Şu an başka bir gözaltı yok. Failin yakınlarıyla alakalı gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Onların bu konu hakkında hassas olmaları uyarıldı. Muhtemelen bazıları geçici olarak da olsa şehir dışına çıktıklarını biliyoruz. Biz bildirdik ve çıkışlarını takip ettik." Tepe, bir gazetecinin, "Mert, nasıl gitmiş çöplüğe sorusuna da, "Arabayla. Kırmızı bir arabayla gitmiş. Bütün kamera kayıtları, maktulün üzerindeki bütün delil sayılabilecek husular teker teker bu ekip tarafından ele alındı. Bu sonuca ulaştık. Bütün adli denilebilecek delillere sahibiz. Bunların sonunda bir ikrara da sahibiz. Olayın nasıl işlendiğine dair ifadelerde dün akşam verildi" karşılığını verdi. - Televizyonlardaki MOBESE görüntüleri Vali Tepe, televizyon kanallarında yayınlanan MOBESE görüntülerine ilişkin de şunları söyledi: "MOBESE kayıtlarındaki şu anda televizyonlarda geçen görüntü, Mert'in ailesinin teşhisi sonucunda 'çocuğumuz budur' dedikleri için bir süre biz onun üzerine emniyet olarak odaklandık ancak daha sonra ki veriler bu tespitin ve teşhisin yanlış olduğu noktasına getirince diğer bilgilere odaklanıldı. Yani o ister istemez bizi biraz meşgul etti. İlimizde geçtiğimiz dönem itibarıyla 25 tane MOBESE var. Bunların görüntülerinden de yararlandık. Aynı zamanda iş yerlerinini kameralarının görüntülerini de an an, dakika dakika birleştirmiş arkadaşlar. O birleştirilmiş görüntüden bakıyorsunuz, dakika dakika çocuğun arabaya binişinden olay mahalline doğru dönüş anına kadar ve tekrar geriye döndüğü ana kadar her görüntü dakika dakika var. Bu sistemin aslımda ne kadar önemli olduğunu ne kadar bizi kesin sonuca ulaştırabilecek veriye sahip olma imkanını da bu olayla bizzat öğrenmiş olduk." Zanlının bekar olduğunu dile getiren Tepe, bir gazetecinin, "İncelenen MOBESE görüntülerinde başka bir çocuğa da tacizde bulunduğu söyleniyor" sorusuna, "Yok öyle bir şey. Bu tip söylentiler illaki çıkıyor. Şimdilik tespitimizde yok" dedi. Öte yandan Valilik önüne gelen kalabalık bir grup, çalışmalarından dolayı Vali Tepe'ye çiçek vererek, teşekkür etti. HABER YAKINLARINI SEVİNDİRDİ Kars'ta kaçırılarak öldürülen 9 yaşındaki Ziya Gökalp İlkokulu 3'üncü sınıf öğrencisi Mert Aydın'ın katil zanlısının yakalanması haberini, yakınları sevinçle karşıladı. Mert'in yakınlarından Burhan Alibeyoğlu duygularını şu cümlelerle ifade etti: “Çok mutluyum, çok sevinçliyim. Benim Mert'in bundan sonra artık huzur içinde uyuyacak. Ben hep demiştim benim Mert, huzur içinde yatmadığı sürece bende dahil olmak üzere hiç kimsede huzur bırakmayacağım dedim. Emniyet mensuplarımızın yoğun çabaları ve yoğun çalışmaları sonucu sonuca vardık. İnsanlığın yüzkarası yakalanmıştır ve Erzurum'a gönderilmiştir. Çok mutluyum. Buradan bütün Kars'a, bütün Karslıya, bize destek veren bütün Türkiye'ye, 76 milyona teşekkür ediyorum. Mert'in adına hepsine teşekkür ediyorum. Türkiye'ye ben 'Mert'in amcaları, teyzeleri' diyorum. Sizin de, hepimizin de gözü aydın olsun. Sonuçta alnımızın akıyla bu olayın içinden çıktık. Başımız dik, alnımızın lekesini sildik. Artık Mert de huzurlu, Türkiye de huzurlu. Artık herkes çoluk çocuğunu rahatlıkla okula gönderebilir. Şimdilik böyle artık herkes rahat olsun. Mutluyuz, huzurluyuz" dedi. Kars esnafı da katilin yakalanmasını sevinçle karşıladı. Vatandaşlar, yürekli yakan bu olayın ardından katilin yakalanmasının herkesi sevindirdiğini belirterek, emeği geçenlere teşekkür ettiler. Kaynak: Milliyet   tokat gazetesi

10 Nisan 2014 Perşembe

Yürüyerek İşe gidiyor

  Genç başkan, yürüyerek işe gidiyor Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, makam aracı ile değil yaya olarak işe gidiyor. Türkiye'nin en genç belediye başkanı olarak seçilen 37 yaşındaki Eyüp Eroğlu, göreve geldiği ilk günden itibaren mesai saatlerine ayrı bir önem veriyor. Halkla iç içe olmaya özen gösteren Başkan Eroğlu, sabahları ise işe makam aracı ile değil yürüyerek gitmeyi tercih ediyor. Behzat Bulvarı’ndaki evinden çıkarak yaklaşık 1,5 kilometre mesafedeki başkanlık makamına yürüyerek geçen Başkan Eroğlu, yolda gördüğü vatandaşlarla sohbet edip, çay içerek hal hatır soruyor. Ayrıca gördüğü eksikleri yapılması için talimat veren Başkan Eroğlu, saat 08.00’de mesaisine başlamaya özen gösteriyor. Mümkün olduğu kadar makam aracını kullanmadan belediyeye yürüyerek gitmeyi tercih ettiğini ifade eden Başkan Eroğlu, “Sabahları insanlara hayırlı işler demek, onların yüzlerindeki o tebessümü görmek hem bizleri hem de vatandaşımızı mutlu ediyor. Biz halkın içindeki bir insanız vatandaşımızla birlikte beraber hareket eden insanız. Bunu da bir anlamda göstermiş oluyoruz” dedi. Mesai saatlerine önem veren Başkan Eroğlu, “Atalarımız ‘erken kalkan yol alır’ demiş. Bizde erken kalkıp belediyemizin işlerine koyulup verimli bir şekilde mesaimizi de kullanmaya çalışıyoruz. Bu anlamda arkadaşlarımız da buna önem veriyorlar. Ne derler ‘iyi çalışanın elinden hiçbir şey kurtulmaz.’ Biz de tüm ekiplerimizde Allah’ın izni ile Tokat’ta çok güzel işler yapacağız” diye konuştu. “Türkiye’nin en genç Belediye Başkanı” Türkiye’nin en genç belediye başkanı olmasının kendisine ayrı bir motivasyon kattığını ifade eden Başkan Eroğlu, “Gençliğimizin, dinamizmimizin, enerjimizin yansımasını Tokat’a gösteriyoruz. Bundan sonra da göstereceği Tokat çok güzel olacak” ifadelerini kullandı.

Kaynak:hürsöz Taner Yeşilsu    tokat gazetesi

7 Nisan 2014 Pazartesi

Hayallerini Tokat'ta kaybetti


 Tokat'ta gazetecilik yaptığı dönemde, Evli ve iki çocuk Babası Turhal belediye eski başkan yardımcısı M.C.’nin, aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle kendisini vurduğu için omurilik felci olduğunu iddia eden 23 yaşındaki Nuran Alkan, kendi ayakları üstünde durmak için gittiği şehirden babasının kucağında döndü.
Evli ve iki çocuk babası eski Turhal  belediye başkan yardımcısı M.C.'nin, aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle kendisini vurduğu için omurilik felci olduğunu iddia eden 23 yaşındaki Nuran Alkan, kendi ayakları üstünde durmak için gittiği şehirden babasının kucağında döndü. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünde okuduğu dönem yerel bir gazetede muhabirlik yapmaya başlayan 23 yaşındaki Nuran Alkan'ın hayalleri, omurilik felci kalmasıyla yarım kaldı. Evli ve iki çocuk babası eski Turhal belediye başkan yardımcısı M.C.'nin çalıştığı gazetenin ortağı olduğunu ve kendisiyle ilişki kurmak istediğini öne süren Alkan, aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle M.C.'nin kendisini vurduğunu ve omurilik felci kaldığını iddia etti. M.C.'nin 14 ay tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmaya devam ettiğini söyleyen Alkan, M.C.'nin ifade ettiği gibi kendi kendini vurmadığını, bunu da olay yeri inceleme raporları ile kanıtladığını belirtti. Alkan, M.C.'nin kendisine ve ailesine zarar vermesinden korktuğunu belirtti. Okumak için gittiği şehirden tekerlekli sandalye ile dönen Alkan, tek isteğinin kendi ayakları üzerinde durmak olduğunu söyledi.

"GİDECEĞİM GÜN ÇEKİP VURDU"
M.C. ile ilişki kurmadığı için sürekli şiddet gördüğünü ve tehditle karşı karşıya kaldığını öne süren Alkan, şiddet ve tehditlere dayanamayıp İzmir'e ailesinin yanına dönmeye karar verdiği 29 Mayıs 2012 günü gazete ofisinde M.C. tarafından vurulduğunu iddia etti. Gazete ofisinde otobüs biletlerine baktığı sırada M.C.'nin yanına gelip 'Gidiyor musun?' diye sorduğunu söyleyen Alkan, hayallerinin yarım kaldığı günü şu sözlerle anlattı: "Ofise gittim eşyalarımı toparlamaya. İzmir'e ailemin yanına dönecektim. Çekip vurdu beni. 'Benim yanımdan ayrılırsan seni öldürürüm', 'Aramıza giren senin ailenden biri olursa onları da öldürürüm' diye tehdit ediyordu. Polise gitmek istesem, tanınan biri olduğu için ilçe küçük olduğu için şahıs hiçbir şey olmadan karakoldan çıkacaktı. İşten ayrılmak isteyince, böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söyledi. Bilet alıyordum gidiyor musun dedi çekip vurdu."
"KENDİ KENDİMİ VURMADIĞIM KANITLANDI"
Kurşunun sol kolundan girdiğini, sol akciğerini parçaladığını, ardından kurşunun omuriliğine kadar inerek omurilik felcine yol açtığını kaydeden Alkan, olay yeri inceleme raporlarına göre kendi kendini vurmadığını şöyle anlattı: "Hem akciğerimin bir kısmını kaybettim hem de omurilik felci kaldım. Yoğun bakımdayken suçu benim üzerime atmış, 'Nuran kendi kendini vurdu' demiş fakat olay yeri inceleme raporunda 'Söz konusu atışın bitişik atış olmasının mümkün olmayacağı, söz konusu atışın uzak atış, yaklaşık 50 cm ve üstü olabileceği kanaati oluşmuştur' deniyor. Benim kendi kendimi vurmam bu açıdan mümkün değil zaten. Şahıs beni vurduktan sonra silahı yüksek bir yere bırakıyor. Ben zaten vurulduktan sonra yürüyemiyorum. Yaralıyken silahı getirdi bir bezle benim elime tutuşturdu. Bu da raporla kesinleşmiştir. Parmak izinin silah silindikten sonra bırakıldığı veya bıraktırıldığı raporlarda yer alıyor. Dava açtık, bir yıl sonra şahıs tutuksuz yargılanıyor. Şuan dışarıda. Benim çevremdekilerden haber alıyor. Bana zarar verebileceğinden korkuyorum. Şahsın bir an önce cezasını çekmesini istiyorum."
"ALTI AYLIK BEBEK GİBİ YATAĞA BAĞIMLIYIM"
Üniversite okurken gazetecilik yaptığını, hayalleri olan bir insan olduğunu ifade eden Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gazeteciliğe devam etmek istiyordum. Üniversitemi bitirmek istedim. Kendi ayaklarımın üstünde durmak istedim ama bir anda her şey değişti ve tekerlekli sandalyeye bağımlı kaldım. Bütün hayatım bitmiş vaziyette. Altı aylık bir bebek gibi yatağa bağımlıyım. Sonda kullanıyorum. Bu sonda mesaneme zarar verdi, küçüldü. Şuan böbreklerime zarar veriyor. Yavaş yavaş iç organlarımı da kaybediyorum."
"İLK YAPACAĞIM ŞEY ÇIĞLIK ATMAK"
Sağlığına kavuştuğunda ilk yapacağı şeyin çığlık atmak ve koşmak olduğunu dile getiren Alkan, gün geçtikçe artan kadın cinayetleri ve şiddetle ilgili olarak şu mesajı verdi: "Türkiye'de her gün kadınlar öldürülüyor, sokak ortasında dövülüyor, engelli kalıyor. Ben bunların bir son bulmasını istiyorum. Daha 23 yaşındayım gencecik bir hayat bitti gitti. İnşallah bu duruma düşen son insan ben olurum. Başka Nuran'ların canı acısın istemiyorum."
"BİR BARDAK SUYA MUHTAÇ"
Nuran Alkan'ın annesi Sürgülü Alkan ve babası Ahmet Alkan da gözyaşlarına hakim olamayarak yetkililere şöyle seslendi: "İki yıldır bir bardak suya muhtaç. Yatağa nasıl bıraktıysak öyle kalıyor. Vücudu hep yara içinde. Allah kimsenin başına vermesin. İçimiz yanıyor. Bütün aile yıkıldık. Kemikleri erimeye başladı. Bir an önce tedavi olmasını istiyoruz. Eski Nuran değil artık. Gören şaşırıyor. Dayanacak gücümüz kalmadı. Yetiştirdik, demedik ki 'Vurun, öldürün, kırın elimize verin', 'Okusunlar kazansınlar, vatana millete hayırlı olsun' dedik, ama bunlar öyle yapmadılar. Evladımı vurdular elime koydular."
Nuran Alkan'ın avukatı konuyla ilgili görüş beyan etmezken, tutuksuz yargılaması devam eden M.C.'den de görüş alınamadı.

Kaynak: Erbaa dan com                                tokat gazetesi

Pamir’in babası daha öncede o acıyı yaşamış!

   Sarıyer’de yan bahçenin havuzunda boğularak ölen Pamir’in babasının 8 yıl öncede 7 aylık çocuğu sitenin süs havuzunda boğulduğu ortaya çıktı.Baba Serdar Dikdik’in daha önce de bir havuz kazası yaşadığı ve bu yüzden havuzlu değil bahçeli villa tuttuğu öğrenildi. Yaklaşık 8 yıl önce Serdar Dikdik’in babası Aziz Dikdik’in yazlığının bulunduğu Bodrum Yalıkavak’taki küçük sitede, İbrahim adlı bir görevlinin uyurken yanından emekleyerek uzaklaşan 7 aylık çocuğu sitenin süs havuzunda boğuldu. ‘Şimdi ne yapacağım?’ Olayı fark eden Serdar Dikdik küçük bebeği sitedeki yakınlarıyla süs havuzundan çıkararak hastaneye götürdü. Ancak şanssız bebek hayatını kaybetti. Cenaze evine gelen yakınlarıyla bu olayı konuşan Serdar Dikdik bir yakınına, “Allah aynı acıyı bana ikinci kez yaşattı. Şimdi ne yapacağım” diyerek gözyaşı döktü.

Kaynak: Müge anlı

5 Nisan 2014 Cumartesi

Tokat’ta evlenmeler %0,8 artarken boşanmalar %2,0 azaldı.

 TUİK: Evlenme ve Boşanma İstatistikleri, 2013
 Ülkemizde, evlenmeler %0,6 azalırken boşanmalar %1,6 arttı.
 Samsun’da, evlenmeler %0,6 artarken boşanmalar %7,7 azaldı.
 Tokat’ta evlenmeler %0,8 artarken boşanmalar %2,0 azaldı. 
Çorum’ta, evlenmeler %2,0 azalırken boşanmalar %32,0 arttı.
Amasya’da, evlenmeler %8,0 azalırken boşanmalar %17,6 arttı.

  Evlenmeler %0,6 azalırken boşanmalar %1,6 arttı Evlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre %0,6 azalarak 2013 yılında 600 138 oldu. Kaba evlenme hızı ise ‰7,89 olarak gerçekleşti. Boşanan çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre %1,6 artarak 125 305’e yükseldi. Kaba boşanma hızı ‰1,65 olarak gerçekleşti. En yüksek kaba evlenme hızı ‰8,63 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görüldü İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. Düzey’e göre 2013 yılında en yüksek kaba evlenme hızı ‰8,63 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görüldü. Bu bölgeyi ‰8,49 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi ve ‰8,47 ile Ortadoğu Anadolu Bölgesi izledi. En düşük kaba evlenme hızı ise ‰6,78 ile Doğu Karadeniz Bölgesi’nde görüldü. Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il, ‰10,12 ile Adıyaman oldu Kaba evlenme hızının 2013 yılında en yüksek olduğu il ‰10,12 ile Adıyaman oldu. Adıyaman’ı ‰10,10 ile Kilis, ‰9,97 ile Ağrı izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu iller ise ‰6,14 ile Kastamonu ve Tunceli oldu. Bu illeri ‰6,30 ile Çanakkale, ‰
6,32 ile Edirne izledi. Temel Evlenme Göstergeleri, 2012-2013

İlk kez evlenen çiftler arasındaki ortalama yaş farkı 3,2 yaş oldu

Ortalama ilk evlenme yaşı, 2013 yılında erkekler için 26,8, kadınlar için 23,6 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 3,2 olarak gerçekleşti. İBBS 1. Düzey’e göre en yüksek ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 27,7, kadınlarda 24,8 ile İstanbul Bölgesi’nde görüldü. En düşük ortalama ilk evlenme yaşı ise erkeklerde 25,8 ile Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, kadınlarda 22,2 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde görüldü.

Ortalama ilk evlenme yaş farkının en yüksek olduğu il, 4,8 yaş ile Kars oldu

Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkının 2013 yılında en yüksek olduğu il 4,8 yaş ile Kars oldu. Kars’ı 4,5 yaş ile Ardahan, 4,4 yaş ile Iğdır izledi. Ortalama ilk evlenme yaş farkının en düşük olduğu il ise 2,6 yaş ile Şırnak oldu. Şırnak’ı 2,7 yaş ile Samsun ve Şanlıurfa izledi.

En yüksek kaba boşanma hızı ‰2,25 ile Ege Bölgesi’nde görüldü

İBBS 1. Düzey’e göre 2013 yılında en yüksek kaba boşanma hızı ‰2,25 ile Ege Bölgesi’nde görüldü. Bu bölgeyi ‰2,08 ile Batı Anadolu Bölgesi ve ‰1,93 ile İstanbul Bölgesi izledi. En düşük kaba boşanma hızı ise ‰0,61 ile Ortadoğu Anadolu Bölgesi’nde görüldü.

Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, ‰2,70 ile Antalya oldu

Kaba boşanma hızının 2013 yılında en yüksek olduğu il ‰2,70 ile Antalya oldu. Antalya’yı ‰2,68 ile İzmir, ‰2,51 ile Muğla izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise ‰0,14 ile Hakkari oldu. Hakkari’yi ‰0,19 ile Şırnak, ‰0,23 ile Bitlis izledi. 

  Boşanma Sayısı ve Kaba Boşanma Hızı, 2012-2013
Boşanmaların %40,3’ü evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşti

Boşanmaların 2013 yılında %40,3’ü evliliğin ilk 5 yılı, %21,5’i ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

  Evlilik Süresine Göre Boşanmalar, 2012-2013
AÇIKLAMALAR

TÜİK tarafından 2002 yılına kadar derlenen evlenme ve boşanma istatistikleri, 2003 yılından itibaren Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) verileri kullanılarak yıllık olarak yayımlanmaktadır. 2007 yılından itibaren yıllık, 2010 yılından itibaren yıllık ve üçer aylık dönemler itibariyle yayımlanan “Evlenme ve Boşanma İstatistikleri” haber bülteni, 2013 yılından itibaren yıllık olarak yayımlanmaya devam etmektedir.