Güncel

Güncel

spor

Yaşam

Ekonomi

Sağlık

Politika

Tokat UMKE, Suriyeli mülteciler için görev başında


   Ülkelerindeki iç karışıklıklar nedeniyle Türkiye’ye sığınan Suriyeli mülteciler için Şanlıurfa İli Ceylanpınar İlçesi’nde kurulan Sahra Hastanesi'nde Sivas ve Tokat Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) görev yapıyor.
         Ülkelerindeki iç karışıklıklar nedeniyle ülkemize sığınan Suriyeli mülteciler için Şanlıurfa İli Ceylanpınar İlçesinde kurulan ve 21 bin mülteciye ev sahipliği yapan kamp 12 mahalleden oluşmaktadır. 1 mahallede 460 çadır bulunmaktadır.
         Kampta kurulan Sahra Hastanesi’nde poliklinik hizmetlerinin yanında aşılama hizmetleri ve gebe takipleri de yapılıyor.
         Ceylanpınar Kampı Sahra Hastanesi’nde 23 Şubat-08 Mart 2015 tarihleri arasında 7. Bölge UMKE personelleri; Turhal Devlet Hastanesi personellerinden ATT Ali Aslan ve anestezi teknisyeni Saffetin Yorulmaz, Sivas UMKE’den Paramedik Hakan Yılmaz, ATT Abdulkadir Karasu, Hemşire Nezahat Mercan görev yapıyor.
Haber: Ali CANBAŞ

HES'e karşı tepki yürüyüşü

   Tokat’ın Zile ilçesinden geçen Çekerek Irmağı üzerine kurulacak Hidroelektrik Santralleri (HES)’ne tepki amacıyla yürüyüş düzenlendi.
         Yaklaşık 20 köyü olumsuz etkileyecek olan projeye tepki gösteren 400’e yakın vatandaş, elerinde pankartlarla “Hes yapma boşuna, yıkacağız başına”, “Bu vadide satılık su yok”, “değermen su ister, bostanım çapa ister, kör olası hesciler esaslı kötek ister” vb. sloganlar atarak tepkilerini gösterdiler.
         Irmağın karşı yakasında Hes çalışmalarının başlatıldığı yere geçmek isteyen vatandaşları, jandarma ekipleri durdu. Bu esnada ısrarla geçmek isteyen vatandaşlarla jandarma ekipleri arasında gergin anlar yaşandı. Irmağın karşı yakasına geçmekte olumsuz sonuçlar alan vatandaşlar oturma eylemi yaptı. O esnada Tokat ve Yozgat Güçbirliği Platformu üyesi Mustafa İdel bir basın açıklaması yaptı.
         İdel, İstanbul’da bulunan Tokat federasyonları, Yozgat’a bağlı Çekerek ve Aydıncık ilçeleri ve köy dernekleri, yöre dernekleri bir araya gelerek Hes’lere karşı Tokat ve Yozgat Güçbirliği Platformu oluşturduklarını söyledi.
         Projeye göre Süreyyabey Barajı ile Kazankaya Barajı arasında akan Çekerek ırmağı üzerinde 3 adet HES’in yapılacağını ve bu nedenle adeta bölgeye çok büyük zararının olacağını söyleyen İdel, basın açıklamasını şöyle sürdürdü:
 “HES'LER KÜÇÜKTÜR AMA ZARARI BÜYÜKTÜR
         Tokat ve Yozgat illerimizin dört tarafında özgürce akmakta olan dereler ovalarımızı sulamakta, doğal yaşamın ihtiyacını karşılamakta, şehirlerimizin, köylerimizin ve insanlarımızın su ihtiyacını gidermektedir. Derelerde özgürce akan sular doğaya ait olup tüm canlıların hayat ve yaşam kaynağıdır.
         Siyasi iktidar HES projeleri için hükümetin aldığı ‘Acele Kamulaştırma Kararına’ göre; Yozgat ili Çekerek ilçesi Çandır, Kırkdilim, Sarıköy; Aydıncık ilçesi Hacıilyas, Kazankaya ve Üzümlük köyleri ile Tokat Zile ilçesi Acıpınar, Acısu, Akçakeçili, Akkılıç, Büyükaköz, Haramikışla, Karaşeyh, Köylüünürü, Küçükaköz, Küplüce, Narlıkışla, Sekikışla ve Yapalak köyleri ile Gümüşkaş, Büyüktoraman, Başalan, Kamışçık, Yücepınar, Ciğerbağı, Karacaören, Uzunöz köyleri Hes'lerden etkilenecektir.
         Projeye göre Süreyyabey barajı ile Kazankaya barajı arasında akan Çekerek Irmağı üzerinde 3 adet HES (Hidro Elektrik Santrali)’in yapılacaktır.
         HES'leri; Siyasi iktidar “su akar, insanlar bakar” söylemini kullanarak ve 2001 yılında çıkarılan 'Enerji Piyasası Kanunu' gerekçe göstererek hem enerji elde etmek, hem de suyun kullanma hakkını 49 yıllığına bir şirkete devretmek suretiyle izin vermektedir.
Hes; dere ve ırmak yataklarındaki suyun kanal ya da borulara hapsedilerek kullanılmasıdır. Doğaya ve yöre halkına ait olan suların bir şirkete devredilmesi demektir. Böylece özgürce akan dereler kuruyacak hem doğal yaşam, hem de tarımsal yaşam felç olacaktır, bunun sonucu olarak bölgeden büyükşehirlere göç hızlanacaktır. Çekerek ırmağının suladığı ovalar ekilemez hale gelecektir, halen bu bölgelerde sulu tarım yapılmaktadır ve birinci sınıf tarım arazilerine sahiptir.
         Hes inşaatları sırasında yol açma ve kanal yapma aşamasında doğa tahrip edilmekte, kayalıkların patlatılmaları sırasında kullanılan patlayıcılar nedeniyle yer altı su kaynaklarının istikameti değişmekte, içme suyu kaynakları kurumaktadır.
         Türkiye’nin bütün derelerinde yapılacak Hes'lerden elde edilecek toplam elektrik % 5 olmasına karşılık hatlardaki kayıp % 20 civarındadır, buna göre amaç elektrik üretmek değil suların pazarlanmasıdır. Bugün bütün derelerin satılmış olması ve suyun kaynağından denize kadar hapsedilmiş olması suyun ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesi sağlanarak patronlara sermaye birikimi sağlanacaktır.
         AKP Hükümeti, sermayeye yüksek kar sağlamak adına şehirlerde kentsel dönüşüm adında mahallelerimizi talan etmekte, yol ve AVM inşaatları ile ormanlarımızı yok etmekte her gün iş cinayetlerine sebep olmaktadır.
         HES projeleri ile tarım bitirilmekte dereler rehin alınmaktadır. Böylelikle tüm canlıların ortak yaşam alanı olan dereler ve çevresi, sermayeye peşkeş çekilmekte, orada yaşayan insanların gelecekte patronların ucuz iş gücü olmasının zemini hazırlanmaktadır.
Sonuç olarak halka ve doğaya ait olan sular ve tüm yaşam alanları patronlara ait olacaktır. Böylece siyasi iktidarın da kime hizmet ettiği ortaya çıkmaktadır.
         Yeşilırmağın kollarından Reşadiye-Taşova arasındaki Kelkit Çayı, Almus Barajı’na dökülen Tozanlı Çayı ve Almus Barajı’nı takip eden dere üzerinde olmak üzere onlarca Hes yapılacak ve Niksar ovası, Erbaa ovası ve Zile ovası çölleşecektir.
         İstanbul’da bulunan Tokat federasyonları, Yozgat' a bağlı Çekerek ve Aydıncık ilçeleri ve köy dernekleri, yöre dernekleri bir araya gelerek, Hes'lere karşı Tokat ve Yozgatlılar Güçbirliği Platformu’nu oluşturduk.
         Tokat ve Yozgatlılar olarak doğup büyüdüğümüz toprakların susuz kalmasına, doğanın ve yaşamın yok olmasına, tarım ve hayvancılığın bitmesine izin vermeyeceğiz, bölgenizden Hes'ler sökülüp atılıncaya, dereler özgürlüğüne kavuşuncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.
         Bu anlamda derneklerimizle yaptığımız çalışmalarla dün arkadaşlarımız Zile ve Çekerek köylerinde bilgilendirme toplantıları yapmakta, bugünde çalışmalarına devam etniktedirler”
         Tokat ve Yozgat Güçbirliği Platformu üyesi Mustafa İdel, 15 Mart 2015 Pazar günü geniş katılımcı bir eylem ve basın açıklaması yapacaklarını sözlerine ekledi. 

HABER: Ali Canbaş

İstanbul’da 463 Bin, Ankara’da 67 Bin Tokatlı Var

  Tokat nüfusuna kayıtlı toplam 1 293 410 kişi var

Tokat nüfusuna kayıtlı olup başka ilde ikamet eden Tokatlıların en kalabalık olduğu beş şehir sırasıyla;
İstanbul (462 852 kişi),
Ankara(66 655 kişi),
İzmir(39 399 kişi),
Kocaeli (33 736 kişi),
Tekirdağ (22 896 kişi) oldu.

Tokat’ta en çok Sivaslı var


Başka bir ilin nüfusuna kayıtlı olup Tokat’ta yaşayanların sayıları incelendiğinde Tokat ilinde;

9 761 Sivaslı,
7 726 Amasyalı,

5 789 Ordulu vatandaşın ikamet ettiği görüldü.

Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü %24,3 arttı

Yapı İzin İstatistikleri, Ocak-Aralık, 2014

Ülkemizde tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %0,71 arttı




Samsun, Tokat, Çorum, Amasya illerinin dahil olduğu bölgemizde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık %0,91 arttı
Tüketici Fiyat Endeksi, Şubat 2015

Turhal Ülkü Ocakları : Bir Ölüp, Bin Dirileceğiz, Bir Gidip, Bin Geleceğiz!


Turhal Ülkü ocakları Ege Üniversitesi'nde bıçaklanarak öldürülen Fırat Yılmaz Çakıroğlu için belediye meydanında basın açıklaması yaptı

İzmir'de Ege Üniversitesi Kampüsü’nde, karşıt görüşlü öğrenci grubu arasındaki çıkan ve çok sayıda öğrencinin yaralandığı ve Ülkü Ocakları Ege Üniversite Başkanı Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ölümünün
Ardından Turhal ülkü ocakları ilkindi namazına mütakip Turhal  kesikbaş cami’inde Gıyabında cenaze namazı kılarak  belediye önüne geçtiler burada  Ülkücü gençler Türk bayrağını  açarak  tepkilerini gösterdiler .
Ülkü ocakları başkanı ömer çelik ve MHP Turhal ilçe teşkilatı başkanı Gökhan bozkurt Müşterek bir basın açıklaması yaptı. 

Açıklama  
“Çözüm” adı verilen ihanet süreci bu defa Ege Üniversitesi’nde etkisini göstermiştir. Üniversite kampüslerini terör örgütü kamplarına çeviren eli kanlı teröristler söz konusu üniversiteyi adeta saldırı üssü olarak kullanmaya başlamışlardır. Üç günden beri kampüste kargaşa çıkartan kanı bozuk hainler bugün, Ülkücü öğrencilere saldırarak Fırat Çakıroğlu isimli gönüldaşımızı bıçaklı saldırıyla yaralamışlardır.
Uğradığı bıçaklı saldırı sonucunda yaralanan Ülküdaşımız, bölücü canavarların olay yerine gelen ambulansı engellemesi sonucu şehit düşmüştür.
Çözüm adı altında başlatılan yıkım süreci emarelerini göstermeye devam etmektedir. Şımartılan, her türlü küstahlığına göz yumulan bölücü terör örgütü şehirlerde, sokaklarda ve okullarda kin kusmayı sürdürmektedir.
“Analar ağlamasın” sloganıyla başlatılan bu süreç çözümün değil yalnızca çözülmenin başlangıcı olmuştur.
Bu süreçten bölücüler daima kârlı çıkmış, imtiyazlar koparmış ve başta İmralı’daki bebek katili olmak üzere teröristler adeta masumlaştırılmıştır.
Hukuk çiğnenmiş, adalet sarsılmıştır.
Öğrencilikle ve insanlıkla hiçbir ilgisi bulunmayan caniler güruhu, üniversitelerde delici, kesici ve hatta ateşli silahlarla ellerini kollarını sallayarak gezmektedirler.
Bu taviz sürecinden yüz bulan şeref yoksunu bölücüler, Milliyetçi-Ülkücü gençleri hedef almaktadırlar.
Sizler saraylarınızda otururken yaptığınız açılımın ceremesini Türk Milleti ve ülkücüler çekmektedir.
Bu vesile ile devlet erkanına seslenmek istiyoruz:
Elim saldırıyı gerçekleştirenlerin bulunup en ağır şekilde cezalandırılması hükümetin namus borcudur.
Ülkücü Hareket, şehit kardeşinin davasının daima takipçisi olacaktır.
Süleyman Özmen Ağabey’e benzer bir şekilde Hakk’a yürüyen kardeşimizin, anısı tıpkı diğer şehitlerimizinki gibi sonsuza dek yaşatılacak ve acısı her daim yüreklerimizde olacaktır.
Bu kahpe saldırının derhal aydınlatılması, bedbaht faillerinin hemen bulunması gerekmektedir.
Ülkücüler için bıçak kemiğe dayanmış, içimizin kanlarını akıttığımız bardak ise taşmıştır. Bu kahpeliği asla unutmayacağız.
Kimse sabırlı oluşumuzu uysal olduğumuz şeklinde yorumlamamalıdır.
Şu asla unutulmamalıdır ki: Ülkenin bekası ve selameti için sabır ve sükutu şiar edinen Ülkücüler, fırtına öncesi sessizliği de daima içlerinde barındırmaktadırlar!
Can verdiğimiz gibi canımızı korumasını da elbette biliriz!
Terör örgütü uzantılarına sözde mahkeme kuracak kadar yüz veren, kampüslerin terör kampı haline getirilmesine izin verenler, ilelebet terör örgütü ile aynı damgayı taşıyacak ve Türk Milleti’nin öfkesinden kurtulamayacaklardır.
İktidardan aldığı tavizler ile Ülküdaşlarımıza saldırma cüretini gösteren hainler, Türk Milliyetçileri’nin tavizsiz duruşu karşısında şüphesiz hüsrana uğrayacaklardır.
Ülkücü Hareket dün nasıl küresel güçlerin sömürü düzenine izin vermediyse, bugünde bu güçlerin taşeronluğunu yapan terör örgütünün ve mevcut iktidarın bölme projelerine geçit vermeyecektir.
Türk Milleti bu elim hadisenin acısını içine atmayacak, hesabını eli kanlı canilerden ve ihanet ortaklarından mutlaka soracaktır.
Tarihi şehitlerle dolu ve şanlı bir geçmişe sahip olan Ülkücü Hareket, safları daha da sıklaştırarak kutlu yürüyüşüne devam edecektir.
Şehadet şerbetini içerek şehitler kervanına katılan yiğit Ülküdaşım Fırat Çakıroğlu kardeşimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine ve camiamıza sabırlar diliyoruz.
Yüce Allah’tan Aziz Şehidimiz Fırat kardeşim gibi bizlere de, bayrak uğruna kan, vatan için can vererek şehitlik makamına eriştirmesini niyaz ediyorum.
Bir ölüp, bin dirileceğiz, Bir gidip, bin geleceğiz! 


Ülkücü gençler basın açıklamasının ardından  meydandan ellerinde Türk bayrağı ile sessizce ayrıldılar.